⮐ 

ENERJİ HUKUKU

Enerji doğrudan ölçülemeyen bir değerdir. Fiziksel bir sistemin mevcut durumunu değiştirmek için yapılması gereken iş gücüne denir. Enerji anlam olarak işe dönüştürülebilen bir değerdir. Termodinamiğin ilk yasasına göre kapalı bir sistemin enerji miktarı her zaman sabittir. Enerji yok edilemez ve enerjiyi parçalarına ayrılamaz.

Enerji sürekli olarak bir başka enerji türüne dönüştürülemez. Enerji, diğer bir enerji türüne dönüştürülebilen ve dönüştürülemeyen olmak üzere ikiye ayrılır. Enerjinin başka bir enerji türüne dönüştürülebilen kısmına kullanılabilir enerji yani ekserji denir. Enerjinin başka bir enerjiye dönüştürülemeyen kısmına da kullanılamayan enerji yani anerji denmektedir.

Enerji kısaca iş yapabilme yeteneğine denir. Enerji temel olarak iki çeşitte tanımlanabilir. Bunlar potansiyel enerji ve kinetik enerji çeşitleridir. Ayrıca, enerjinin çeşitleri de şunlardır;

  • Isı enerjisi,
  • Kimyasal enerji,
  • Nükleer enerji,
  • Elektrik enerjisi,
  • Işın enerjisi,
  • Işık enerjisi,
  • Hareket (mekanik) enerjisi,
  • Ses enerjisi,
  • Elastik enerjisi,
  • Yer çekimi enerjisi.

İçerisinde bulunduğumuz toplum ve çağın getirisi olarak artan nüfus ve dolayısıyla artan enerji gereksinimi, gündelik hayatın devamını sağlama amacıyla insanoğlunu çeşitli şekillerde enerji ihtiyacını giderme yolunda çalışmalar yapmaya itmiş, süregelen dönemde kullanılan yenilenmeyen enerji kaynaklarından zamanla soyutlanmaya gidilmesine sebep olmuştur. Artan ihtiyaçlar ve toplumların şehirleşme hareketi, teknolojinin gelişmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Hal böyleyken, yenilenmeyen yani kullanıldıkça tükenen doğal kaynaklardan ziyade, yenilenebilen ve başka bir türe dönüşebilen doğal enerji kaynakları alanı doğmuştur. Bu alan münhasıran zorunlu enerji tüketimi yanı sıra artan nüfus ve toplu üretim sektörünün dünyaya verdiği zararları da minimuma indirgeme yolunda gündelik bir ihtiyaç haline gelmiştir.

1980'li yıllarda gündeme gelen “enerji güvenliği” ve “enerjinin çeşitlendirilmesi” kavramları enerji politikalarının vazgeçilmez unsurları haline gelmiş; enerji güvenliği ve kaynak çeşitliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının da enerji yelpazesinde yer almasına ve çevre bilinci, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan talebin artmasına yol açmıştır. Çevre bilinci, geleneksel enerji üretim ve tüketiminin çevre ve doğal kaynaklar üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunun anlaşılmasını ve kirliliğe neden olan emisyon yaratmayan yenilenebilir enerji kaynaklarının “temiz enerjiler” olarak destek görmesini sağlamıştır. Bahse konu yenilebilir enerji kaynakları;

  • Güneş Enerjisi,
  • Rüzgâr Enerjisi,
  • Biyokütle Enerjisi,
  • Jeotermal Enerji,
  • Hidroelektrik Enerji,
  • Hidrojen Enerjisi,
  • Dalga Enerjisidir.

Artan yenilenebilir enerji ihtiyacının giderilebilmesi için ise enerji depolama sistemlerinin sayısı zamanla arttırılmış, bu alanda öncelik kamu-özel sektör iş birliğine ağırlık verilmeye başlanmıştır. Piyasada faaliyet gösterecek özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre anonim şirket veya limited şirket olarak kurulması ve anonim şirketlerin sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olması şarttır. Bu şirketlerin ana sözleşmelerinde bulunması gereken hususlar yönetmelikle düzenlenmektedir.

Enerji Piyasaları

Ülkemizde Enerji Piyasası denildiğinde ise LPG Piyasası, Elektrik Piyasası, Petrol Piyasası ve Doğalgaz Piyasası akla gelmektedir.

LPG Piyasası 5307 sayılı Kanun olan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda, Elektrik Piyasası 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda, Petrol Piyasası 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda, Doğalgaz Piyasası ise 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununda düzenlenmiştir.

LPG’nin dağıtımı, taşınması ve otogaz bayilik faaliyetlerinin yapılması (tüplü LPG bayiliği hariç), depolanması, LPG tüpünün imalâtı, dolumu, muayenesi, tamiri ve bakımı ile bu amaçla tesis kurulması ve işletilmesi için lisans alınması zorunludur. Elektrik piyasası faaliyetleri kapsamında lisans almak koşuluyla yürütülebilecek faaliyetler olduğu gibi lisanssız da yürütülebilen faaliyetler mevcuttur. Aynı şekilde petrol ve doğalgaz hakkında kanunlarda belirtilen faaliyetlerini yürütülebilmesi için de yasa koyucu lisans alma işlemlerini zorunlu kılmıştır.

Elektrik Piyasası

Elektrik, Hukuken menkul kıymet niteliğinde olup taşınır mülkiyet hakkının konusu olur. Elektrik kurulan tesislerde üretilerek tesisler aracılığı ile hakimiyet altına alınır. Böylece elektrik enerjisinin üretimi, satışı ve dağıtımı mümkün olur. Sözleşmelere konu olup alımı satıma konu olduğundan elektrik hukuken bir hizmet değil üründür.

Elektrik stratejik öneme sahip hayatımızın vazgeçilmezi bir üründür. Elektrik üretildiği anda tüketilmelidir. Elektrik talebe göre üretilmesi gereken, üretim kadar tüketilmesi zorunlu olan, bugünkü teknoloji ile büyük miktarda depolanması maliyetli olan bir üründür. Bu nedenle elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için elektrik piyasası oluşturulmuştur.

Elektrik enerjisinin üretim, iletim, dağıtım, piyasa işletimi, toptan satış, perakende satış, ithalat ve ihracat faaliyetleri ile bu faaliyetlere ilişkin iş ve işlemlerden oluşan bir piyasadır. Üretildiği anda tüketilmesi gereken elektrik enerjisinde, tüketim aylara, günlere ve günün saatlerine göre farklılık göstermektedir. Bu sebeple, elektrik enerjisi talebi ve arzının anlık olarak dengelenmesi gerekmektedir. Elektrik Piyasası’nda yürütülen tüm faaliyetler bunun üzerine kuruludur.

Faaliyetler için uygun bir lisans alınması zorunludur. Lisans, Tüzel kişilere piyasada faaliyet gösterebilmeleri için ilgili kanun uyarınca verilen izindir. Üretim faaliyeti için üretim lisansı, İletim faaliyeti için iletim lisansı, Dağıtım faaliyeti için dağıtım lisansı, Piyasa İşletim faaliyeti için piyasa işletim lisansı alınmalıdır. Toptan satış faaliyeti, Perakende Satış faaliyeti, İthalat faaliyeti, İhracat faaliyeti için ise Tedarik Lisansı alınması gerekmektedir.

Aşağıdaki üretim tesislerinde yapılan üretim faaliyetleri, önlisans ile lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaftır:

  • İmdat grupları ve iletim ya da dağıtım sistemiyle bağlantı tesis etmeden izole çalışan üretim tesisi,
  • Kurulu gücü azami bir megavat veya Kanunun 14’üncü maddesi çerçevesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiş kurulu güç üst sınırına kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi,
  • Belediyelerin katı atık tesisleri ile artırma tesisi çamurlarının bertarafında kullanılmak üzere kurulan elektrik üretim tesisi,
  • Mikrokojenerasyon tesisleri ile Bakanlıkça belirlenecek verimlilik değerini sağlayan kategorideki kojenerasyon tesisleri,
  • Ürettiği enerjinin tamamını iletim veya dağıtım sistemine vermeden kullanan, üretimi ve tüketimi aynı ölçüm noktasında olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi.

Faaliyet konularına göre EPDK’dan alınabilecek lisanslar;

  • Üretim lisansı,
  • OSB üretim lisansı,
  • İletim lisansı,
  • Piyasa işletim lisansı,
  • Dağıtım lisansı,
  • OSB dağıtım lisansı,
  • Tedarik lisansıdır.

Elektrik Piyasası Sözleşmeleri

Sözleşmeler, Belirli bir hukuki sonucu doğurmaya yönelik, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarından oluşan hukuki muameledir. Elektrik Piyasasındaki belli başlı sözleşme tipleri;

  • Bağlantı Anlaşması,
  • Enterkoneksiyon kullanım anlaşması,
  • Sistem kullanım anlaşması,
  • Mevcut sözleşmeler,
  • Piyasa katılım anlaşması,
  • İkili Anlaşmalar (Çeşitli seviyelerde),
  • Son Kullanıcı Tedarik Anlaşmaları (Üretim, tedarik ve son kullanıcı arasında)
  • Perakende Satış Sözleşmesi (Tedarik ile Serbest ve serbest olmayan tüketici ile)

Sözleşme Yapma Zorunluluğu Olanlar;

  • Bağlantı Anlaşması,
  • Enterkoneksiyon kullanım anlaşması,
  • Sistem kullanım anlaşması,
  • Sistem kontrol anlaşması,
  • Perakende Satış Sözleşmesi,
  • Piyasa zorunlu katılım anlaşması,
  • Piyasa gönüllü katılım anlaşması,
  • Lisanssız Üretim Bağlantı ve Kullanım Anlaşmaları

Sözleşme Yapma Zorunluluğu Olmayan (Ama müdahale edilen);

  • İkili Anlaşmalar (çeşitli seviyelerde)
  • Tedarik Anlaşmaları,
  • Perakende Satış Sözleşmesi

Elektrik Piyasasında Hukuki Uyuşmazlıklar

Enerji hukuk alanında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda görevli yargı yeri hem idari yargının hem de adli yargının içine girebilmektedir. İdari yargı uyuşmazlıkları; Lisans Uyuşmazlıkları, Tarife Uyuşmazlıkları, İdari Yaptırım Uyuşmazlıkları, Usule İlişkin Uyuşmazlıkları, Rekabet Hukuku Uyuşmazlıkları şeklinde sıralanabilir. Adli yargı uyuşmazlıkları ise sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar şeklinde açıklanabilir.

Elektrikli Araçlar

Günümüzde havaya salınan karbondioksit miktarının %37’si ulaşım sektöründen kaynaklanmaktadır. Çağın bu olumsuz etkilerinin önlenmesi adına elektrikli araçlar tercih edilmeye başlanmıştır. Çevre dostu olarak elektrikli araçların tercih edilme sebepleri aynı zamanda düşük yakıt maliyetleri, düşük bakım/onarım masrafları ve evden/işyerinden şarj imkânı sağlaması olarak da belirtilebilir.

Elektrikli araçlara ilişkin günümüz düzenlemeleri AB Direktifleri düzenlenmiş, 2014/94 Sayılı Alternatif Yakıt Altyapısı Direktifi ile Avrupa Tek Taşımacılık Sahası İçin Yol Haritası Taşımacılıkta Temiz Güç Avrupa Alternatif Yakıtlar Stratejisi düzenlenmiş, 2018/844 Sayılı Binaların Enerji Performansı Hakkında Direktif geliştirilmiş, 2019/944 Sayılı Elektrik Piyasası Direktifi çıkarılmış ve 2019/631 Sayılı Binek ve Hafif Ticari Araçların Uyması Gereken Emisyon Standartlarına İlişkin Direktif düzenlenmiştir.

2014/94 Sayılı Alternatif Yakıt Altyapısı Direktifi AB elektrikli araç şarj alt yapısına ilişkin temel mevzuattır. Direktifin amacı, AB’de ulaşım ve taşımacılıkta sürdürülebilir alternatif yakıt stratejileri ve alt yapılarının geliştirilmesini sağlanmasıdır. Direktif ile ilk kez Elektrikli Araç, Şarj Noktası, Normal Şarj Noktası, Hızlı Şarj Noktası, Halka Acık Şarj Noktası gibi temel kavramlar tanımlanmıştır. Her 10 adet EA için, 1 adet halka açık şarj istasyonu kurulmasının uygun olacağı düzenlenmiştir. Şarj istasyonu işletmecileri Birlik genelinde istediği tedarikçiden elektrik temininde serbesti düzenlenmiş, şarj istasyonu işletmecilerinin müşteriler ile kendi ad ve hesabına sözleşme yapabilecekleri gibi isterlerse piyasadaki diğer hizmet sağlayıcılar ad ve hesabına da şarj hizmeti verebileceği düzenlenmiştir. Direktif, halka açık şarj ünitelerindeki şarj hizmeti fiyatlarının ayrımcılık yaratmayacak şekilde, makul, karşılaştırılabilir ve şeffaf olması gerektiği de belirtmiştir.

2018/844 Sayılı Binaların Enerji Performansı Hakkında Direktif ise Yapı sektöründe binalarda tüketilen enerji miktarının her geçen gün artması ve ciddi çevresel sorunları beraberinde getirmesi nedeniyle 2002/91/EC’nin AB’nin 2030 hedeflerine göre yenilenmiş halidir. Direktifin amacı, 2050’ye kadar Birlik genelinde binaların karbondan arındırılmasının sağlanmasıdır. Direktifte 10 veya daha fazla araçlık otoparkı bulunan AVM gibi ikamete mahsus olmayan yeni/kapsamlı tadilattan geçirilmiş binalarda en az 1 adet şarj noktası kurulmasının sağlanması gerektiği düzenlenmiştir. İkamete mahsus olmayan binalarda her 5 park yerinden en az 1’inin EA şarjı için gerekli iletim hattına sahip olması gerekliliği getirilmiştir. 01.01.2025 itibariyle 20’den fazla araç yeri olan tüm ikamete mahsus olmayan bina otoparklarına şarj noktası kurulması tavsiye edilmiştir. 10’dan fazla araç park yeri olan tüm yeni/kapsamlı tadilattan geçirilmiş konut park alanlarına EA şarjı için gerekli iletim hattının çekilmesi gerekliliği getirilmiştir.

Elektrikli araçlara ve şarj istasyonuna ilişkin hususlar Otopark Yönetmeliğinde de değinilmiştir. Yönetmeliğin 5. maddesinde Yeni yapılacak yapılarda ruhsat başvurularında zorunlu otopark adedi 20 ve üzerinde ise 1 adetten az olmamak üzere en az %5’inin şarj ünitesi dahil EA’lara uygun düzenlenme şartı aranır, denmiştir. Madde 6’da ise, yeni yapılacak bölge ve genel otoparklar ile AVM otoparklarında toplam araç park yeri sayısının en az %10’u şarj ünitesi dahil EA’lara uygun düzenlenmek zorundadır. Otuz bin metrekareden büyük AVM’lerde kurulacak şarj ünitelerinden en az birinin, yetmiş bin metrekareden büyük AVM’lerde ise en az ikisinin ilgili standartlara göre hızlı şarj kapasitesine sahip olması gerekir. İhtiyaca göre elektrikli araç otopark yeri sayısının artırılması hususunda idarelerce karar alınabilir, denmiştir.

2017’ de getirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Akaryakıt istasyonlarını düzenleyen 35. maddesine elektrikli araçlara ilişkin bir düzenleme getirilmiş, buna göre “Elektrik enerjisi ile çalışan araçların şarj edebilmesi için ilgili elektrik kurumunun olumlu görüşü ile otoparklar, akaryakıt istasyonları veya diğer uygun yerlerde elektrikli araç şarj yeri yapılabilir.” denmiştir. Bu düzenleme ile otopark ve akaryakıt istasyonları başta olmak üzere uygun diğer alanlara herhangi bir imar planı değişikliğine gerek olmaksızın şarj ünitesi kurulabilmesine olanak sağlanmıştır.

2019/944 Sayılı Elektrik Piyasası Direktifinin 33. maddesi EA şarj hizmetine ilişkin esas düzenlemedir. Alternatif Yakıt Altyapısı Direktifi ’ne atıfta bulunarak üye devletlere halka açık ve özel şarj noktalarının dağıtım şebekesine bağlantılarının kurulması ile ilgili çerçeve düzenlemeleri yapma yükümlülüğü getirmiştir. Direktif dağıtım sistemi işletmecilerinin kendi kullanımlarına ait özel şarj noktaları hariç şarj noktası sahibi, işletmecisi, geliştiricisi veya yöneticisi olamayacağına ilişkin önemli bir kısıtlama getirmiştir. Bu kısıtlama ile rekabetin belirli taraflar aleyhine bozulmasının önüne geçilmek istendiği söylenebilir.

Dağıtım sistemi işletmecisi, düzenleyici kurumun gözetim ve onayına tabi, şeffaf, açık ve ayrımcı olmayan bir ihale süreci sonunda kimse şarj noktası sahibi, işletmecisi, geliştiricisi ya da yöneticisi olmaya hak kazanamamış veya şarj hizmetini uygun maliyetle ve süresinde sunamamışsa, ve dağıtım sistemi işletmecisi şarj noktalarını belirli sistem kullanıcıları veya kullanıcı grupları özellikle de kendi iştirakleri lehine ayrımcılık yaratmadan işletebilecekse şarj noktası sahibi, işletmecisi, geliştiricisi ya da yöneticisi olabilir. Üye devletlere ayrıca dağıtım sistemi işletmecisine istisnai olarak bu hakkın tanınması durumunda en azından 5 yılda bir değerlendirme yapılarak, bu görevi üstlenebilecek tarafların varlığının tespit edilmesi halinde dağıtım sistemi işletmecisinin bu görevinin sona erdirilmesi gerektiği yönünde düzenleme getirilmiştir.

2019/631 Sayılı Binek ve Hafif Ticari Araçların Uyması Gereken Emisyon Standartlarına İlişkin Direktifinde doğrudan şarj alt yapısına ilişkin düzenlemeler içermemekle birlikte, elektrikli araç üretimine ilişkin bazı düzenlemeler getirmiştir. 1.1.2021’den itibaren EA üreticilerinin ürettikleri araçların yarattığı emisyon miktarlarını periyodik olarak Komisyon’a bildirmeleri veya araçlarını ilgili verileri doğrudan Komisyon’un veri tabanına aktarabilecek donanıma sahip olarak üretmelerine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bununla birlikte Direktifle, EA üreticilerinin belirli kriterleri sağlamaları halinde emisyon azaltılması hedeflerinden belirli oranlarda muaf tutulmalarını sağlayacak emisyon kredisi kazanma imkânı da getirilmiştir.

AB içinde bütün ulaşım türlerini ve farklı alternatif yakıtları dikkate alan tek bir yasal düzenlemenin oluşturulması gerekliliği nedeniyle Alternatif Yakıt Altyapısı Tüzüğü hazırlanmıştır. 13 Nisan 2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek olup, üye devletlerin tamamı için bağlayıcı kurallar getirmektedir. •Karayolu taşıtları için kamuya açık şarj ve yakıt ikmali altyapılarının yaygınlaştırılması amacıyla zorunlu asgari hedefler öngörmektedir. Toplam 26 maddeden oluşan Tüzükte hafif (light-duty electric vehicles) ve ağır (heavy-duty electric vehicles) elektrikli araçlar ile bunların şarj altyapısına ilişkin düzenlemeler ile birlikte hidrojen ve sıvılaştırılmış metan gazı ile çalışan karayolu taşıtları ve bunların yakıt ikmali alt yapılarına ilişkin de yükümlülükler yer almaktadır.

14.02.2023 Tarihinde AB Parlamentosu 27 üye devlette 2035 yılına kadar Birlik içinde satılan yeni araçlardan kaynaklanan CO2 emisyonlarının %100 oranında azaltılmasını zorunlu kılan öneriyi onaylamıştır. Böylelikle Parlamento tarafından söz konusu tarih itibariyle AB içinde fosil yakıtlarla çalışan araçlara dolaylı yoldan yasak getirilmiştir.

Şarj Hizmetine ilişkin yasal düzenlemeler;

  • 21/12/2021 tarih ve 7346 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik, Ek Madde 5, Geçici 30. Madde
  • Şarj Hizmeti Yönetmeliği – 02.04.2022, 31797 Sayılı RG, Şarj Ağı İşletmeci Lisansı İşlemleri ile İlgili Başvurulara İlişkin Usul ve Esaslar, Lisans bedelleri ve asgari sermaye tutarına ilişkin alınmış olan Kurul Kararları
  • Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği
  • Otopark Yönetmeliğidir.

Şarj ağı işletmecisinin kanunda sayılan asli sorumlulukları;

  • Kanun, Yönetmelik ve EPDK düzenlemelerine uygun olarak şarj hizmeti sunmak,
  • Şarj ağına bağlı şarj istasyonlarında her türlü elektrikli araca uygun kesintisiz, sürekli ve kaliteli şarj hizmeti vermek,
  • Şarj hizmetini fiyatını EPDK’nın yayımladığı usul ve esaslara uygun olarak belirlemek, ilan etmek ve uygulamak. Son kullanıcılardan belirlenen şarj hizmeti fiyatı dışında her ne ad altında olursa olsun başka bir bedel talep etmemek,
  • Şarj ağındaki istasyonların birlikte çalışabilirliğini sağlayacak sistemi kurmak, işler halde tutmak ve gerektiğinde EPDK’nın ve EPDK tarafından yetkilendirilmiş kamu kurumlarının erişimine açmak,
  • Şarj istasyonlarının bağlantı anlaşmalarına uygun olarak kurulup işletilmesini temin etmek,
  • Serbest erişim platformu için gerekli entegrasyonu sağlamak.

Kozal Hukuk tarafından, enerji piyasası kapsamında tüm ön lisans ve lisans alma süreçlerinde, sertifika süreçlerinde hukuki destek verilmekte olup; ikili anlaşmalar, komisyon sözleşmeleri, aracı hizmet sözleşmeleri, gizlilik sözleşmeleri, sorumsuzluk sözleşmeleri ve sadakat sözleşmelerinde hukuki destek sağlanmaktadır. Müvekkillere, olası hukuki uyuşmazlıkların çözümleri ve her türlü danışmanlık hizmeti etik çerçevede özenle sağlanmaktadır.