28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanunla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun konkordatoya ilişkin 285 vd. maddelerinde değişiklik yapılarak, uygulamada tamamen terk edilmiş görünen konkordato kurumunun yeniden canlandırılması amaçlanmıştır.
Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Kısacası konkordato, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Bu kurum hem borçlunun hem de alacaklıların lehinedir. Konkordato sayesinde borçlu iflasa tabi ise iflastan ve onun bütün hukuki ve cezai sonuçlarından kurtulmuş olur. Konkordato alacaklılar haciz ve iflasın gerektirdiği masrafları yapmadan alacaklarını elde ederler.
4949 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucunda alacaklılara da konkordato işlemlerine başlatılmasını isteme hakkı tanınarak, borçlu ile alacaklılar arasında eşitlik sağlanmış başka bir deyişle konkordatoda borçlu ile alacaklıların menfaatleri eşit olarak gözetilmiştir.
Konkordato, çeşitli şekilde sınıflandırılabilir. Resmi makamların bulunup bulunmamasına göre mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato şeklinde ayrım yapılmaktadır. Mahkeme dışı konkordato borçlunun herhangi bir resmi makamın katılımı olmaksızın sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bütün veya alacaklıların bir kısmı ile yaptığı bir özel hukuk sözleşmesidir. Mahkeme içi konkordato ise, borçlu ve alacaklıların yanı sıra icra mahkemesi, ticaret mahkemesi gibi resmi makamların da katılımı ile gerçekleşen konkordato türüdür.
İçeriğine ya da yapılış şekline göre tenzilat konkordatosu, mühlet konkordatosu, kombine konkordato diye üçe ayrılır. Alacaklıların, alacaklarının belli bir yüzdesinden feragat ederek yaptıkları konkordato tenzilat konkordatosudur. Alacaklıların, alacaklarından hiç feragat etmeden sadece borçlularına yeni bir vade tanıyarak yaptıkları konkordato mühlet konkordatosudur. Alacaklıların hem alacaklarından feragat ederek ve hem de borçlarına vade tanıyarak yaptıkları konkordato ise karma konkordatodur.
Yapılış zamanına göre iflas dışı konkordato ve iflas içi konkordato şeklinde de ikiye ayrılmaktadır. İflasa tabi borçluların, henüz iflas etmeden önce yani iflastan kurtulma amacıyla gerçekleştirdikleri konkordato iflas dışı konkordatodur. İflasa tabi borçluların iflas ettikten sonra iflastan kurtulmak için gerçekleştirdikleri konkordato ise iflas içi konkordatodur.
Hem borçlu hem de alacaklılar konkordato talebinde bulunabilirler. İflasa tabi olsun olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabilirler. Konkordato talebinde bulunan borçluların gerçek kişi olması ya da tüzel kişiliğinin bulunması gerekir. Bu nedenle tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık adına konkordato talebinde bulunamaz. Adi ortaklıkta ancak ortaklar konkordato talebinde bulunabilirler. Bu durumda, konkordato koşullarının bulunup bulunmadığı, her ortak için ayrı ayrı araştırılır.
Konkordatoda iflastan farklı olarak konkordato hükümleri tacir olmayan borçlular hakkında da uygulanır ve tacir olmayan borçlular da alacaklıların haciz yolu ile yapacakları takiplerden kurtulmak için konkordato isteyebilirler. Ayrıca borçlunun vekilinin, borçlu adına konkordato isteyebilmesi için konkordato teklifi sulh teklifi niteliğinde olduğundan vekaletnamesinde bu konuda özel yetki bulunması gerekir. Borçlu vesayet altında ise, vasisi bu konuda sulh hukuk mahkemesinden izin alarak, konkordato teklifinde bulunabilir. Miras ortaklığında ise mirasçıların tereke borçlarından dolayı konkordato teklif edip edemeyecekleri doktrinde tartışmalı bir husustur.
Şirket topluluğuna dahil olan bağlı şirketlerin her birinin ayrı ayrı konkordato talebinde bulunması gerekir. Borçlunun konkordato teklif edebilmesi için, alacaklı sayısının birden fazla olması gerekir. İflasın ertelenmesi talebinde bulunmuş olan bir sermaye şirketi veya kooperatifin, erteleme yargılaması devam ederken yani iflasın ertelenmesi kararı daha verilmemişken konkordato talebinde de bulunulması da mümkündür.
Ek olarak, iflasa tabi olsun ya da olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabilirler. Kaynak kanuna ve mevcut kanununa uygun olarak, tacir olmayanların da konkordato talep edebilmesi kabul edilmiştir. Bu açıdan bakıldığında önemli olan, konkordato talep edenin, vadesi geldiği halde borçlarını ödeyememesi veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında olmasıdır. Ancak, konkordato sürecinin başarısız olması halinde, tacir olmayanlar hakkında iflas kararı verilemeyecektir.
Kozal Hukuk tarafından konkordato talepleri, projelendirme, geçici mühlet ve kesin mühlet içerisinde tüm hukuksal iş ve işlemlerin yürütülmesi aynı zamanda konkordato ilan eden şirketlerde alacağı olan alacaklıların da alacağına kavuşmasının sağlanması adına özenle çalışılmaktadır. Kozal Hukuk Bürosu sahibi Av. Ege YALÇIN halihazırda konkordato komiseridir.